Archive for category Akut Apandist

AKUT APANDİSİT

AKUT APANDİSİT

Apandiks ince barsakla kalın barsağın birleştiği yere yakın yerleşimli, lümeni yani iç boşluğu dar olan solucan büyüklüğünde (büyüklüğü kişiye göre farklılık gösterir) bir kör barsaktır. Apandisit (apandkis iltihabı) yüzde 90 oranda, apendiks lümeninin (apendiksin iç kısmının) dışkı tıkacı ile tıkanmasından kaynaklanır. Sık görülen nedenlerden biri de lenf dokularının şişmesidir. Diğer nedenler arasında yoğun mukus tıkaçları, bağırsak solucanları, apandiksin çok uzun olması, duvarlarında hareketi zorlaştıran köşelerin bulunması ya da meyvelerin takılı kalan çekirdekleri sayılabilir.
Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman, apen­diks lümeninde sıvı birikir, içinde mikroplar çoğalmaya başlar ve iç basınç artar. Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks dokusunun kanlanması ve beslenmesi bozulur. Daha sonra nekroz (çürüme) oluşur.  Sonunda apandiks delinerek iltahabın karın içine akması durumu oluşabilir.

Normal popülasyonda apandisit oranı %7’dir. En sık 15-30 yaş grubunda görülür

Belirtileri

Apandisitin belirtileri ve tanısıyla ilgili olarak şunları söyleyebiliriz; “Karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı ve kusma temel belirtilerdir. Bazen apandisitin belirtileri deneyimli bir hekimi bile tanı koymada zora sokabilir. Akut apandisit genelde iştah kaybı, bulantı ve kusmayla başlar. Hastaların yüzde 75’inde bulantı görülür. Ateş hastalığın tipik bir belirtisi değildir. Ağrı en önemli belirtidir. Birkaç kez kusmayla birlikte sancı biçiminde ortaya çıkar. Önceleri aralıklı gelen ağrı gittikçe şiddetlenir ve süreklilik kazanır. Apandisit ağrısı göbek çevresi ve karın üstü bölgelerinde başlar; daha ender olarak bütün karında duyulur. Daha sonra karnın sağ alt bölgesine kayar. Apendiksin kişideki değişik yerleşimlerine göre ağrı sırtta, sağ veya sol kasıkta veya mesane üstü ve makatta hissedilebilir.

Bazen şiddetle başlayan ağrı daha sonra hafifler. Bu durum yanıltıcıdır; hastaya rahatsızlığının bittiği duygusunu verir. Oysa ağrı azalırken öbür belirtilerde gerileme görülmezse bu durum apandisitin en korkulu komplikasyonu olan karın zarı iltihabının (peritonit) geliştiğini gösterir.”

Tanı

Apandisitte tanının esas olarak hastanın şikayetleri ve muayene ile konulduğunu vurgulamakta yarar vardır.

“Diğer incelemeler tanıya yardımcı metodlardır. Her zaman olmasa da genelde kan sayımında akyuvarlarda yükseklik saptanır. Hastaya ultrasonografi çekilebilir. Deneyimli radyologlar tarafından yapıldığında değerli bir yöntem olmasına rağmen içi boşluklu bir organ olan apandiksin görüntülenmesi genelde zordur ve hata payı vardır. Karın tomografisinin ultrasonografiden daha iyi bilgiler verdiği uzmanlarca belirtilse de, klinik muayene halen teşhis için en önemli metoddur. Apandisit tanısı konularak ameliyat edilen hastalarda en gelişmiş sağlık kurumlarıda bile farklı bir hastalık çıkma olasılığı %10 ile %30 arasındadır.

Apandisit

Apandisitle ilgili önemli bir noktaya işaret etmeliyiz; apandisit belirtileri, birçok hastalığın belirtilerine benzer. Bu nedenle bulguların değerlendirilmesi uzman bir hekim tarafından yapılması büyük önem taşımaktadır.

Karın içi lenf bezleri iltihabı (mezenter lenfadenit), mide veya bağırsak iltihabı (gastroenterit), kadınlarda yumurtalık kistleri veya enfeksiyonları, dış gebelik, mide veya onikiparmak bağırsağının delinmesi, idrar yolları iltihabı veya taşları, safra kesesi iltihabı ve pankreatit gibi rahatsızlıklar ile apandisit aynı bulguları verebilir. Özellikle yaşlı hastalarda ve çocuklarda farklı belirtiler ortaya çıkabilir ve hekimi yanıltabilir. Şüpheli vakalar ağrı kesici verilmeden uzman doktor kontrolünde takip edilir.

Apandisit Tipleri

Belirtilerin şiddeti ve hastalığın ağırlığı apandiks iltihabının yaygınlığına bağlı olarak değişir.

Apandisitin başlıca dört tipi vardır:

1- Akut apandisit

2- Apse ile birlikte olan apandisit

3- Gangrenöz apandisit

4- Plastrone apandisit

“Cerrahi uygulamada en sık akut apandisite rastlanır. Mukus salgısının arttığı bu tipte apandiks iyice iltihaplanmış, gergin ve

büyümüştür. Akut apandisit hastalığın en hafif tipi olmasına karşın, zamanında müdahale edilmezse gangrenöz apandisite dönüşebilir ve bu nedenden delinme (perforasyon) oluşarak apandiks çevresinde karın içi apse ve peritonit denilen karın zarı iltihabı oluşabilir. Bu durum hayati tehlike içerir. Tüm bu tablolar acil ameliyat gerektirir.

Apendektomi Ameliyatı

Plastrone apandisitte ise karın içinde omentum adı verilen, iç organların üstünde bir örtü gibi uzanan, kalın yağlı bir zara benzeyen bu karın içi organı, apendiksi sarar ve iltihabın karın içine yayılmasını önler. Bu durumda hasta hastaneye yatırılır ve gözlem altına alınarak antibiyotik tedavisi uygulanır. Eğer klinik tablo düzelirse hasta taburcu edilir ve yaklaşık 1,5-2 ay kadar sonra tekrar kontrol edilir ve uygun görülürse planlı ameliyata alınır.”

Tedavi

Apandisitin kesin tedavisi ameliyattır.

İki tip ameliyat söz konusudur:

1- Açık (laparotomi ile) ameliyat

2- Kapalı (laparoskopi ile) ameliyat

Geç kalındığında hastanın hayatı tehlikeye girebileceğinden şüpheli durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak uzman hekim kontrolünden geçilmesi gerekir.

Op. Dr. Türker ERTÜRK

Genel Cerrahi Uzmanı

No Comments