Archive for category Hemoroid (Basur)

HEMOROİD (BASUR)

BASUR (HEMOROİD)

Hemoroid anal kanalı (makat’ın giriş bölümü) çevreleyen toplar damar ağının çeşitli nedenlerle genişlemesi ve sarkması ile ortaya çıkan anal bölgede kaşıntı, ele gelen meme ve kanama ile kendini gösteren bir hastalıktır. Hemoroidal hastalık hakkında şunları söyleyebiliriz:

“Anal bölge çevresinde iç ve dış olmak üzere iki damar ağı vardır. Bu damar ağlarındaki yerleşimine göre hemoroidler iç,dış olmak üzere adlandırılırlar. Hemoroidlerin fizyolojik fonksiyonunun ne olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Hemoroid hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Bilinen çeşitli risk faktörleri vardır:

Yüksek yada düşük makat kası (sfinkter) basıncı, kronik kabızlık, ishal, gebelik, düşük posalı yiyeceklerle beslenme, genetik, şişmanlık, kronik öksürük, kronik ağır yük kaldırma, v.s.

Hemoroidal hastalığın etyolojisinde kronik ıkınma çok önemli yer tutar. Ikınma hem hemoroidal yastıkçıkları yerinde tutan bağlarda gevşeme yaparak, hem de hemoroidal yastıkçıkları genişleterek hemoroidal hastalığı başlatır.

Kronik konstipasyon, ishal ve gebelik de benzer mekanizmayla hemoroidal hastalığa neden olurlar. Tuvalette uzun süre oturmanın da basıncı arttırdığı ve hemoroidal hastalığa zemin hazırladığından bahsedilmektedir.

Acılı ve baharatlı beslenme de bir risk faktörü değildir. Ancak ağrıyı arttırıcı etkileri olduğu bilinmektedir.”

Eksternal (Dış) Hemoroidler

Linea dentata denilen anal kanalın içindeki çizginin altında bazı insanlarda hemoroidal ağlar olabilir. Bunlar ya kendi başına ayrı ağlardır yada iç ağların bahsedilen çizgi altına sarkan komponetleridir. Bunlara eksternal (dış) hemoroidler denir.

Eksternal hemoroidler bir anatomik varyasyondur ve her insanda bulunmaz. Dolayısıyla eksternal hemoroidal hastalık daha ender görülür.

Tromboze Dış Hemoroid

Eksternal hemoroidal hastalık teşhis edildiğinde, hastada büyük olasılıkla internal (iç) hemoroidlerin de olduğu düşünülmeli; tedavi planı o şekilde yapılmalıdır.

Eksternal hemoroidler daha çok ağrı yaparlar. Tromboze olma (içlerinde pıhtı birikmesi) riskleri daha yüksektir.  Bu durumda özellikle ağrı ön plandadır. Klinikte karşımıza çıkan tromboze hemoroidlerin hemen hepsi eksternal hemoroidler olup bu durum bir acil cerrahi girişim gerektirebilir.

İnternal (İç) Hemoroidler

İç Hemoroidler

Makat bölgesinde 3 ana toplar damar ağı mevcuttur. Bunlara hemoroid yastıkları denir. Özellikle kabızlık gibi çok ıkınılarak basınç artışı olduğu durumlarda bu yastıkçıklar genişler ve iç hemoroidleri oluşturur. Dört derecesi vardır:

İç Hemoroid Evreleri

Evre-1: Anal kanal içinde olup dışarıya çıkmayan

Evre-2: Ikınma ile çıkan, kendiliğinden geri giden

Evre-3: Ancak elle itilerek içeri giden

Evre-4: Elle itilmekle dahi içeri girmeyen

Grade I Hemoroid

Grade II Hemoroid

Grade III Hemoroid

Grade IV Hemoroid

Hemoroidde Tedavi

“Erken dönem hemoroidlerde tıbbi tedavi (ilaçlar, pomadlar, fitiller, oturma banyoları) kullanılabilirse de ilerlemiş hemoroidler tıbbi tedaviden fayda görmez.”  Diğer tedavi yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz;

Skleroterapi (İğne ile Yapıştırıcı İlaç Zerki)

Skleroterapi

Hem ağ içindeki damarları yapıştırır, hem de hemoroidal yastıkçığı arkaya sabitler, dolayısıyla dışarı sarkan memelerin tedavi sonrası ufaldığı görülür; yani evreyi küçültür.

Skleroterapi eksternal (dış) hemoroide ve uygulanmaz. İleri evre hemoroidlerde genellikle kesin tedavi sağlamaz. Enfeksiyonlu yada ülsere olmuş hemoroid memelerine de uygulanmaz.

Band Ligasyonu (Lastik Band İle Sıkıştırma)

Band Ligasyonu

Her evre hemoroide yapılabilirse de evre II hemoroidlerde daha iyi sonuç alınır. Özel bir alet vasıtasıyla işlem yapılır. En önemli kısıtlayıcı faktör band sonrası hastanın ağrı duyma olasılığıdır. Bu ağrı sorunu nedeniyle; bir seansda fazla bant atılmaz.

Komplikasyon oranı çok düşüktür ancak nüks riski nispeten diğer yöntemlerden biraz daha yüksektir. Aşağıda band ligasyonu yöntemi görülmektedir:

İnfrared Fotokoagülasyon

İnfrared Koagulasyon

İnfrared ışınlarla vasküler hasar yaparak koagulasyon ve yapışıklık (fibrosis) oluşturur.

Diğer Yöntemler

Bipolar diatermi koagülasyon, krioterapi, laser, elektrokoterizasyon

CERRAHİ TEDAVİ

“Hemoroidal hastalıkta nüks oranı en düşükolan(%5) tedavi yöntemi pake eksizyonu yani cerrahi tedavidir.” olarak vurgulayabilir, hemoroid ameliyatları konusunda  şunları belirtebiliriz;

Hemoroidlerin Endoskopik Görüntüsü

Cerrahi Tedavi Endikasyonları

1- Evre 3 ve Evre 4 hemoroidler

2- Evresi ne olursa olsun medikal tedaviye yanıt alınamayan olgular

3- Hemoroidle birlikte ek anal sorunların (fissür, fistül, ülserleşme, v.s.) varlığıdır.

Ameliyat Tipleri

1- Açık Teknik (Milligan Morgan Ameliyatı)

Genişlemiş memeler tek tek ayrılarak üzerindeki mukoza ile birlikte çıkarılır. yastıkçıklar arasındaki sağlam mukoza bırakılır ve işlem sonrası çıkartılan alanlar sağlam mukoza flepleriyle dikilerek kapatılmaz, açık bırakılır.

2- Kapalı Teknik (Ferguson Ameliyatı)

Hemoroid ameliyatı aynı Milligan-Morgan tekniğinde olduğu gibi yapılır. Ancak ameliyat sonrası oluşan mukozasız çıplak alan mukoza flapleriyle dikilerek kapatılır.

3- Submukozal Teknik (Whitehead Ameliyatı)

Tüm hemoroidal yastıkçıklar, arada sağlam mukoza bırakmaksızın çıkarılır. Altta ve üstte kalan mukoza ve deri yaprakları birbirine dikilir. Günümüzde artık pek tercih edilmiyor.

4- Longo Ameliyatı

Evre 3-4 hemoroidlerde uygulanır. Bu ameliyat özel tasarlanmış stapler denilen bir aletle yapılır.

Longo Yöntemi

Longo Yöntemi

Longo Yöntemi

5- Pake Arterinin Ligasyonu

Pencil doppler ulrasonografi ile hemoroid yastıkçığına giren ana atar damar bulunarak bağlanır.

Enfeksiyolu veya ödemli hemoroidlere olabildiğince konservatif yaklaşılır, eğer şiddetli ağrı yoksa cerrahi müdahale yapılmaz. Tromboze (pıhtılı) hemoroidler de genelde enflamedir. Böyle olgularda sadece trombektomi (pıhtının çıkarılması) yapılır, hemoroid yastıkçığına dokunulmaz.

Ameliyat Sonrası Bakım

Ameliyat sonrası yapılacaklar için bazı konulara dikkat edilmelidir; “Ameliyat sonrası dönemde kabızlığı ve ıkınmayı önlemek önemlidir. Bunun için büyük tuvaleti yumuşatıcı ilaçlar, lifli gıdalar ile beslenme, bol su veya sıvı gıda alımı yararlıdır.

Anal kanal basıncını olabildiğince gevşek tutmak gerekir. Bunun için de lokal anestezik kremler, sıcak suyla oturma banyoları önerilir.

Anal bölgedeki yaralar asla temiz kalamaz, ancak yara enfeksiyonu oranı da düşüktür. Bunun nedeni olarak bu bölgenin kanlanmasının dolayısıyla oksijenasyonunun çok iyi oluşunun da bunda etkili olduğu öne sürülmüştür.

İyi bir bakım ile genellikle problem olmasa da ağrı, enfeksiyon ve kanama riski bu ameliyatlarda her zaman mevcuttur.”

Op. Dr. Türker Ertürk

Genel Cerrahi Uzmanı

No Comments